
 
Bir
zamanlar,
ülkelerden
birinde
güzeller
güzeli
bir
kız
yaşarmış.
Adı
Pamuk
Prenses'miş
bu
güzel
kızın.
Yüreği
de
yüzü
kadar
güzelmiş.
 Bir
gün
güzel
kızın
kral
babası
ölüvermiş.
Kızcağız
kötü
kalpli
bir
cadı
olan
üvey
annesi
ile
yapayalnız
kalmış
şu
koskoca
dünyada...
Kötü
kalpli
cadı,
güzel
prensesi
öldürmesi
için
emrindeki
Ormancıyı
görevlendirmiş
çok
geçmeden...
Fakat
Ormancı
küçük
kızı
öldürmeye
kıyamayıp,
onu
ormana
bırakarak
geri
dönmüş.
Pamuk
prenses
sık
ağaçların
arasında
korku
içinde
dolaşırken
küçücük
bir
kulübeye
rastlamış.
Minnacıkmış
kulübedeki
her
şey...
  
Kulübenin
sahipleri
olan
yedi
cücelerle
Pamuk
Prenses
birbirlerini
pek
sevmişler.
Birlikte
mutlu
bir
yaşam
sürmeye
başlamışlar.

Fakat
kötü
kalpli
üvey
anne
Pamuk
Prenses'in
peşini
bırakmaya
niyetli
değilmiş.
Bir
sabah,
cüceler
evde
yoklarken,
yaşlı
bir
kadın
kılığına
girerek
kulübeye
gelmiş.
Pamuk
Prenses'e
zehirli
bir
elma
vermiş.
Kızcağız
da
kıpkırmızı
elmayı
ısırınca...

Bundan
sonrasını
biliyorsunuz
çocuklar...
İsterseniz
evdeki
kitabınızı
açıp
bu
masalın
sonunu
bir
kez
daha
okuyun...
Çünkü
ben
kitabınızdaki
kadar
güzel
anlatamam...

 |