|



Küçük Deniz Kızının öyküsünü biliyorsundur
sanırım. İstersen biraz anımsayalım...

Bir zamanlar, çok uzak denizlerden birinin
derinliklerinde, küçük bir deniz kızı
yaşıyormuş. Denizleraltı hükümdarının
biricik tatlı, güzel kızıymış.
Çok güzel ve çok sevimli olduğu için tüm
sualtı alemi hayranmış ona... Huyu da yüzü
gibi güzelmiş küçük deniz kızının...
Günlerini arkadaşlarıyla gülüp oynayarak
geçiriyormuş.

Günlerden bir gün küçük deniz kızının canı
sıkılmaya başlamış. Yukarıdaki yaşamı çok
merak ediyormuş. Dayanamayıp yukarıya çıkmış
ve gizlice tekneleri ve içlerindeki neşeli
insanları izlemiş.

O günden sonra küçük deniz kızının yüzü hiç
gülmemiş. Deniz üstündeyken gördüğü ve
yaşamını kurtardığı genç prensi
unutamıyormuş.

Yukarıya çıkıp insanlar gibi yaşayabilmek
istiyormuş fakat balık kuyruğu nedeniyle
çaresizmiş.

Sonra, acılar içinde kalmak bahasına da olsa
bir çift bacağa sahip olmaya ve karaya
çıkarak aşık olduğu prensi bulmaya karar
vermiş.
 
Sonra ne mi olmuş? Merak ediyor musun? O
zaman 'Küçük Deniz kızı' kitabını bulman
gerekiyor. Anlatabiliyorum değil mi ?

|