O yollarımıza sesti
O kırlarımıza süstü
Ondan esip gelen
yeller odalarımıza misti
Onu hangi eller
kesti
Çınarıma kıymışlar
Başımızı
Başımızı eğmişler
Alımı çalımı bizeydi
O bir canlı
yelpazeydi
Esimiz her gün
tazeydi
N’olur kesene
kızaydı
Alıp altına ezeydi
Neye dönmüş gelin
bakın ortalık
Gölgeliksiz kaldı
bizim çocuk çoluk
Meğer oymuş köyümüze
kalabalık
Kurtlar , kuşlar
dönüp durur alık alık
Çınarımı sökmüşler
Boynumuzu
Boynumuzu bükmüşler
Benim köyüm o
çınarla dillenirdi
Soylar soplar
dallarında salıncaklar sallanırdı
Gelen geçen yolcular
Onu konak kullanırdı
Uzaklardan gören
eden bu yanlara yollanırdı
Bizim övüncümüz oydu
Onca çağlar
şuracıkta yayla yaydı
Hay elleri , hay
elleri kırılaydı
Yemenlere, Yemenlere
sürüleydi
Gide gide tabanları
yarılaydı
Ağacımı yıkmışlar
İçimizi dışımızı
yakmışlar
Artık yok ki serim
serpim gölgesinde uzanasın
Püfür püfür essin de
birkaç soluk kazanasın
Dağım taşım artık
neyle bezenesin
Çınarımı , çınarımı
kestiler
Kaşımızı astılar
Nerde yedi renkler
akan süslü dallar
Hani yedi diller
döken tatlı diller
Çöle döndü , çöle
döndü sağlar sollar
Bir ölümlü susu
sardı yamacı
O toplardı yamacına
toku acı
Onca çağlık düzenimi
bozdular
Anlı sanlı çınarımı
kestiler
Çayır çimen boydan
boya sus oldu
Şakır şakır öten
yerler küs oldu
Onsuz kalan
pencereler yas oldu
Bakışları bozkırlara
yaydılar
Yeşilimi yeşilimi
soydular
Oy sazına , oy
sözüne
Çalımına , alımına ,
süsüne
Oy boyuna , oy
bosuna doymadığım
Oy bakmaya
kıymadığım
Ölene dek dinmem
gayri , yanarım
Çınarım da
Çınarım da çınarım
...
Şeref Tipi