aynı tünellerden çıkarken
yitirdiğimiz düşler
birlikte kamaşan gövdelerimiz
karanlıktan ışığa ürperen ten
başka yolcularını bekliyor şimdi
kara saplanmış tren
ayrıntıların bağışlamadığı nabzımın
vuruşları
bir başkası olarak yaşadığın
serüvenlerde
tedirgin gövdelere yerleşen
bukalemundan kalan nem
korktum ve kaçtım alabildiğine
kara saplanmış trenlerin yolcusu
olmaktan;
uzak durdum
pişmanlığın kovanındaki içe dönük
kurşunlardan
mezatlarda dağıttım neyim var neyim
yoksa
unutuşla örtüldü
belleğimin eteklerinde sönen
yanardağ
her seferinde erteliyordum büyük
vazgeçişi bilet değiştirmekle
oysa hiçbir yolculuk taşımıyordu
beni hiç bir yere
başka yolcular değildi
bekletilen,yolcular başkalaşıyordu
saplanmış trenlerse aynı tünellerde
ilk karı bekliyordu.