Kokularla cezbedip
küçük, çapkın kuşları,
Buğulu taneleri
uzardı pencereye.
O baldan salkımları
bize yaklaştırırdı
Uzatarak annemiz
bembeyaz ellerini,
Biz ,onun çocukları
geri verirdik tekrar
Kuşlara üzümleri,
emilmiş dallarını.
Seneler aktı gitti,
artık ne kuş, ne anne
Biçare yaşlı asma
sarardı ve çürüdü.
Kapıyı, duvarları
vahşi otlar bürüdü,
Ve ben, ben
ağlıyorum, o günlerin peşinde.